T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Mersin İl Sağlık Müdürlüğü

T.C. Sağlık Bakanlığı
Mersin İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

9 Mayıs Dünya Çölyak Günü

Güncelleme Tarihi: 09/05/2019

Çölyak hastalığı, genetik yatkınlığı olan bireylerde buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan ve suda erimeyen gluten isimli proteine karşı duyarlılık sonucu gelişir. Genetik yatkınlık, özgül çevresel faktörlerle temas ve immünolojik mekanizmalar sonucu otoimmün bir enteropati gelişir. Hastalık temel olarak proksimal ince bağırsağı etkiler ancak farklı organ/sistem etkilenmeleri de söz konusudur. Hastalık diyete tahılların eklenmesinden sonra herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir.

 Çölyak hastalığı her yaşta teşhis edilebilmekle birlikte teşhisi zor olan hastalıklardan biridir. Çünkü belirtiler çoğunlukla ilişkili bir başka hastalığı da düşündürmektedir. Örneğin erken osteoporoz, kansızlık, teşhis edilmemiş laktoz alerjisi gibi hastalıklarla benzer belirtiler gösterdiğinden karıştırılabilir. Çölyak hastalığının insan sağlığı üzerinde önem taşıyan birçok değişimlere neden olmasından dolayı doğru teşhisi önemlidir. Teşhis yöntemlerinden kan testleri serolojik özel testler  (AGA, EMA) ile ön tanı konmakta ancak kesin tanı ince bağırsak biyopsisi ile konmaktadır.Çölyak hastalığının tek tedavisi ömür boyu buğday, arpa, çavdar yulaf tahıllarında bulunan glutenden uzak sıkı bir diyettir.

Avrupa'da hastalığın görülme sıklığı 1/350 ile 1/2000 arasında değişirken İrlanda ve Avusturya'da hastalık prevalansı daha yüksektir. Hastalığın sıklığı coğrafi farklılıklar göstermektedir. Sıklığın son 20 yılda artış göstermesi beslenme alışkanlıklarında değişikler dışında, hastalık konusunda farkındalığın artışı, antikor tarama testlerinin kolayca uygulanması ile atipik/sessiz olguların da tanınması ile ilişkili olabilir.

En yüksek görülme sıklığı Batı Avrupa ve Avrupalıların göç ettikleri Kuzey Amerika, Avustralya gibi yerlerdedir (%1). Ayrıca Asya, Hindistan, Güney Amerika ve Pakistanlılarda sık rastlanmaktadır. Afrika, Japon ve Çin kökenliler arasında nadir görülmektedir.

Ülkemizde Çölyak hastalığı görülme sıklığı yüzde 1 ile binde 3 arasında değişmekte olup Türkiye’de 250 bin ile 750 bin arasında Çölyak hastası tahmin edilmekte iken ancak yüzde 10’nuna tanı konulduğu dikkate alındığında 25 bin ile 75 bin arasında tanı almış hasta beklenmektedir. Bakanlığımız Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre çölyak tanısı alan hasta sayısı 2016-2017’de 40.703’dir

2010 yılı SUT ile Çölyak hastalarına gıda karşılığı olarak ödemeler başlamış olup   05/07/2018 tarihinde yapılan değişiklikle şu anda SUT’a göre Çölyak hastalığında yapılan ödeme miktarı ve şartları;  gastroenteroloji uzman hekimi tarafından, bu uzman hekimlerin bulunmadığı hastanelerde çocuk sağlığı ve hastalıkları veya iç hastalıkları uzman hekimlerince 3 yıl süreli rapor düzenlenir. Bu hastaların kısıtlı diyetleri sebebi ile hayati öneme haiz özel formüllü un ve özel formüllü un içeren mamul ürünler (makarna, şehriye, bisküvi, çikolata, gofret vb.);  gastroenteroloji uzman hekimi tarafından düzenlenen uzman hekim raporuna dayanılarak bir aylık;

  1. a) 0-5 yaş için 78,75 (yetmişsekiz virgül yetmişbeş) TL,
  2. b) 5-15 yaş için 120 (yüzyirmi) TL,
  3. c) 15 yaş üstü için 108,75 (yüzsekiz virgül yetmişbeş) TL, tutar ödenmektedir.

Bakanlığımız tarafından STK’lar, Üniversiteler ve özel sektör işbirliğinde Erişkin Bazı Metabolizma Hastalıkları (Tiroid, Osteoporoz, Gut) ve Çölyak Hastalığı Kontrol Programı 2019-2023 hazırlanmıştır.

Çölyak hastalığının tek tedavisi ömür boyu buğday, arpa, çavdar yulaf tahıllarında bulunan glutenden uzak sıkı bir diyettir.

        Çölyak hastalığında diyet tedavisinde tüketilmemesi gereken besinler:

  • Buğday, arpa, çavdar ve yulaf katkılı her türlü ürün. (un, bulgur, bulgur pilavı, irmik, makarna, şehriye, kuskus, ekmek, kek, pasta, kurabiye, bisküvi, börek, çörek, gofret, simit, kraker, dondurma külahı, unlu tatlılar, gluten içeren hazır salça, ketçap, un ilave edilen çorbalar, soslar, tarhana, yarma gibi).
  • Galeta ununa, una batırılarak kızartılmış tavuk balık gibi et ürünleri.
  • Malt kullanılan içecekler, bira votka cin v.b.
  • Guten içeren hazır çorbalar, köfte, pane harçları gibi hazır çeşniler.
  • Sirke, çikolata, puding, sakız, ketçap, mayonez, dondurma gibi gıdaların bazılarında gluten bulunabilmektedir. Bunlar yenilmeden önce muhakkak ürün hakkında bilgi edinilmelidir.
  • Tuzlu, soslu kuruyemişler, glutenle yapıştırıldığı için yasaktır. Ancak bunların glutenle işlem görmemiş hali, gluten içermeyen kuruyemişler serbesttir.

     Glutensiz diyette ayrıca nelere dikkat edilir?

  • Doğal gıdalara önem verilmelidir. (süt-et-balık-yumurta-sebze-kurubaklagil-pirinç-mısır-patates)

  • Okulda ve dışarıda yemek yerken dikkatli seçimler yapılmalıdır.
  • Buğday unu karışık mısır unu, pirinç ununa dikkat edilmelidir.
  • Çok iyi bir etiket okuyucusu olunmalıdır . Etiketsiz gıda tüketiminde de çok dikkat edilmelidir.
  • İlaçlar, kozmetik ürünleri, şampuan, kremler vb. gluten içerikleri yönünden dikkatli kullanılmalıdır.
  • Pişirme ve hazırlık aşamasında güvenli gıdaların glutenli gıdalarla bulaşmamasına dikkat edilmelidir.

    Çölyak hastaları için güvenli yiyecekler:

  • Tüm sebzeler,
  • Tüm meyveler,
  • Tüm bakliyatlar,
  • Tüm katkısız katı ve sıvı yağlar,
  • Yumurta, bal, reçel, basit toz şeker, zeytin,
  • Et, balık, tavuk, (Bu ürünler katkılı olmadıkları gibi daha önce unla kızartılmış bir yağda kızartılıp işleme tabi tutulmamalıdır.)
  • Una batırılmamış konserve çeşitleri,
  • Mısır, pirinç, patatesin hem kendileri hem de unları besin hazırlamada kullanılabilir. Ayrıca kestane unu, nohut unu, soya unu, üzüm çekirdeği unu da kullanılabilir.
  • Evde çekilmiş güvenli baharatlar. 

        Çölyak hastalığında tüketilen özel glutensiz gıda ürünleri mevcuttur.  Bunlar:

  • Glutensiz un,
  • Glutensiz makarna,
  • Glutensiz şehriye,
  • Glutensiz çikolata,
  • Glutensiz kek,
  • Glutensiz kraker,
  • Glutensiz irmik,
  • Glutensiz güllaç,
  • Glutensiz bisküvi,
  • Glutensiz tarhana.

        *Ayrıca gluten içermeyen karabuğday (greçka) üretilmektir.

Toplum olarak hastalıklara farkındalıkların artırılması, çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek sunmamızı sağlayarak, bize “sağlıklı nesiller” olarak geri dönecektir. ÇÖLYAK HASTALIĞI, toplumdaki sıklığı ve erken tedavinin önemi nedeniyle, bu farkındalığı hak eden hastalıkların başında yer almaktadır. Bu nedenle İlimizde bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları kapsamında Çölyak hastalığı ile ilgili çeşitli faaliyetler yapılmaktadır.